Haber: Caner Aktan(TUNCELİ) – Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde, tarihi Yusuf Ziya Paşa (Tağar) Köprüsü'nün hemen yanında inşa edilen Çemişgezek Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesi için yeniden ÇED süreci başlatıldı. Daha önce ÇED olumlu kararı mahkeme tarafından iptal edilmesine rağmen inşaatı tamamlanan projeye ilişkin yeni süreç, çevre savunucularının tepkisine neden oldu.
Tağar Çayı Koruma ve Yaşatma Platformu Dönem Sözcüsü Tacettin Balcı, "İptal edilmiş bir proje için yeniden ÇED süreci başlatılmasını kabul etmiyoruz" dedi.Tağar Çayı üzerinde yürütülen proje, inşaat çalışmalarının ÇED süreci tamamlanmadan başlaması nedeniyle 2024 yılında kamuoyunun gündemine gelmişti. Tarihi Tağar Köprüsü'nün yanında sürdürülen çalışmalar, bölgenin doğal yaşamı ve kültürel mirası üzerindeki olası etkileri nedeniyle çevre savunucuları, hukukçular ve yöre halkının tepkisini çekmişti.Tunceli Barosu tarafından açılan dava kapsamında Erzincan İdare Mahkemesi, 11 Eylül 2025 tarihinde ÇED olumlu kararının yürütmesini durdurdu.
Şubat 2026'da ise ÇED olumlu kararı mahkeme tarafından iptal edildi. Projenin bu süreçte yüzde 95'inin tamamlandığı, mevcut durumda ise inşaatın tamamen bitirildiği belirtildi.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tamamlanan proje için yeniden ÇED süreci başlattı. Bakanlığın duyurusuna göre, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED raporu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 14'üncü maddesi kapsamında halkın görüş ve önerilerine açıldı.
Görüşlerin 10 takvim günü içinde Bakanlığa veya Tunceli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne iletilebileceği bildirildi.TARİHİ
KÖPRÜ VE TAĞAR EKOSİSTEMİ RİSK
ALTINDAProje alanı, yalnızca enerji üretimi bakımından değil, barındırdığı doğal ve kültürel değerler açısından da önem taşıyor. Tağar Çayı üzerinde bulunan ve 1807 yılında Yusuf Ziya Paşa tarafından yaptırılan tarihi köprü, tescilli kültür varlığı niteliği taşıyor. Bölgede ayrıca birinci derece arkeolojik sit alanı olan Urartu dönemine ait İn Mağaraları (Derviş Hücreleri) bulunuyor.
Tağar Vadisi, yaban keçileri ve su samurları başta olmak üzere çeşitli canlı türlerinin yaşam alanları arasında yer alıyor. Çevre savunucuları, regülatör ve HES faaliyetlerinin çaydaki su rejimini değiştirebileceği, doğal yaşam alanlarını daraltabileceği ve havzanın ekolojik bütünlüğüne zarar verebileceği uyarısında bulunmuştu."EŞYANIN TABİATINA AYKIRIDIR"Tağar Çayı Koruma ve Yaşatma Platformu Dönem Sözcüsü Tacettin Balcı, "Önce yürütmeyi durdurma kararı verildi, ardından ÇED olumlu kararı iptal edildi ve projeyi iptal ettik.
Normal bir hukuk sisteminde, iptal edilmiş bir proje için yeniden ÇED süreci başlatılması mümkün değildir. Burada büyük bir hukuksuzluk söz konusu. Mahkeme projeyi doğrudan iptal etmiş olmasına rağmen şimdi yeniden ÇED süreci başlatılmaya çalışılıyor.
Bu, idari bir kararla yapılıyor. Oysa hukuk sisteminde idari kararlar yargı kararlarının gerisindedir. Zaten idari işlemler yargı denetimine tabidir.
Bunun aksini yapmak, hukukun temel ilkelerine ve eşyanın tabiatına aykırıdır" dedi."İPTAL
EDİLMİŞ BİR PROJE İÇİN YENİDEN ÇED SÜRECİ BAŞLATILMASINI KABUL
ETMİYORUZ"Balcı; çevre mühendisleri, yer bilimciler, tarihçiler, sosyologlar ve ziraatçılardan oluşan 9 kişilik bilirkişi heyetinin çevresel etkileri değerlendirerek bu HES projesinin yapılamayacağına karar verdiğini ifade ederek, "Çünkü proje doğaya zarar veriyor. Halkın anlayacağı dille söylemek gerekirse, ÇED süreci bitmiştir.
İptal edilmiş bir proje için yeniden ÇED süreci oluşturulamaz" diye konuştu.Projenin inşaatının tamamen bitirildiğini belirten Balcı, "Yapı şu anda çalışır vaziyette. Bütün bunlar, gerekli yasal süreçler tamamlanmadan ve proje hukuken tartışmalı durumdayken gerçekleştirildi. Bu süreçte emniyet güçleri ve savcılık da görevlerini yerine getirmedi.
Başvurularımıza rağmen savcıyı olay yerinde inceleme yapmak üzere getiremedik. Savcı, buna gerek olmadığını söyledi ve bizimle görüşmedi. Türkiye'de hukuk maalesef böyle işliyor.
Çemişgezek'te despot bir yapı var ve biz bu yapıya karşı mücadele etmekte zorlanıyoruz" dedi."DOĞAMIZI
VE TAĞAR'IMIZI
KATLETTİLER"Yöre sakini ve Tağar Çayı Koruma ve Yaşatma Platformu üyesi Oğuz Aksakal ise, "Ellerinde herhangi bir ruhsat ve yeniden çalışma izni bulunmamaktadır, hukuka aykırı olduğu için böyle bir iznin verilmesi de mümkün değildir. Ancak onlar projeyi tamamlayabilmek ve gelen bilirkişilere 'Bakın, buraya şu kadar milyar para döktük' diyebilmek adına doğamızı ve Tağar'ımızı katlettiler.
Özellikle Çemişgezek'in tarihi dokusunun bozulmaması, dağ keçilerimizin, yaban keçilerimizin, su samurlarımızın ve endemik bitkilerimizin kaybolmaması hayati önem taşımaktadır. Çünkü buranın kültürünü ve varlığını var eden zaten bu değerlerimizdir. Eğer bu değerleri yok edersek, Çemişgezek'te yaşamanın da bir anlamı kalmayacaktır" dedi.




