EDİRNE'de anaokuluna devam ettiği dönemde beden eğitimi öğretmeninin yeteneğini keşfederek atletizme yönelttiği lise öğrencisi Emir Ali Cengiz Oğuz (17), üç adım atlamada kazandığı Türkiye şampiyonluğu ve Balkan ikinciliğinin ardından, Senegal'in başkenti Dakar'ın ev sahipliği yapacağı Yaz Gençlik Olimpiyat Oyunları'nda Türkiye adına yarışacak.
Birinciliği hedeflediğini belirten milli atlet Oğuz, "Elbette hedefim, gönlümden geçen birinci olmak. Orada nasıl bir sonuç çıkacağı önceden bilinmez. Kendime olan güvenim tam, inşallah birincilik için mücadele edeceğim" ifadelerini kullandı.
Edirne'deki özel bir kolejin lise son sınıfında eğitimini sürdüren Emir Ali Cengiz Oğuz'un atletizm yolculuğu, anaokulunda beden eğitimi öğretmeninin onu keşfetmesiyle başladı. Başlangıçta engelli koşu alanında gelişim gösteren Oğuz, Edirne Gençlik Spor İl Müdürlüğü atletizm antrenörü Ender Çağlayan ile tanıştıktan sonra üç adım atlamaya yöneldi.
Bu branşta zaman içerisinde ilerleyen Oğuz, Türkiye'nin farklı noktalarında yapılan organizasyonlarda elde ettiği derecelerin ardından Fenerbahçe Spor Kulübü'ne transfer edildi. Geçtiğimiz yaz U18 kategorisinde Türkiye şampiyonluğunu kazanıp milli formayı giymeye hak kazanan Oğuz, katıldığı ilk uluslararası yarışma olan Balkan Şampiyonası'nı ikinci sırada tamamladı.
Daha sonra mücadele ettiği Avrupa Şampiyonası'nda finale yükselip ilk 8 sporcu arasına giren Emir Ali Cengiz Oğuz, 31 Ekim-13 Kasım tarihleri arasında Senegal'in başkenti Dakar'da gerçekleştirilen Dakar Yaz Gençlik Olimpiyat Oyunları'nda Türkiye adına yarışmak için hazırlanıyor.
'AMATÖRLÜKTEN PROFESYONELLİĞE ADIM ATTIM'
Olimpiyat hazırlıklarına Edirne Sporcu Eğitim Merkezi'nde devam eden Oğuz, Türkiye adına mücadele edecek olmanın heyecanını yaşadığını dile getirdi. Üç adım atlamaya nasıl yöneldiğini paylaşan Oğuz, "Beden eğitimi antrenörüm, ben daha anaokulundayken yeteneğimi gördü. Arkadaşlarıma göre daha süratli koşuyor, daha iyi sıçrıyordum.
Bundan dolayı beni atletizme yöneltti. Ardından orada amatör düzeyde çalışmaya başladım. Haftada 3-4 gün antrenmanlara katılıyordum.
Sonrasında Ender hocamla çalışmaya geçtim. Onun yanında haftanın altı günü profesyonel düzeyde antrenman yapmaya başladım. İlk şampiyonluğuma, 60 metre engellide Türkiye şampiyonu olarak ulaştım.
Daha sonra 3 adım atlamaya yöneldim ve bu alanda daha başarılı olduğumu gördüm. Şimdi de 3 adım atlamayı sürdürüyorum" diye konuştu.
'DİLERİM ÜLKEME GURUR YAŞATIRIM'
Gençlik Olimpiyatı'nda Türkiye'ye gurur yaşatmayı arzuladığını ifade eden Oğuz, "Milli formayı giymeye bu yaz hak kazandım. U18 kategorisinde Türkiye şampiyonluğunu elde ettim ve Balkan Şampiyonası'nda ülkemiz adına yarışmanın gururunu hissettim. Balkan Şampiyonası'nı ikinci tamamladım.
Bunun yanında Avrupa Şampiyonası'na katılıp Avrupa'da finale yükseldim. Final yarışmasını sekizinci sırada bitirdim. Olimpiyata katılacağım da Avrupa Şampiyonası'nın ardından netleşti.
Aslında bunu zaten öngörüyorduk. Öncesinde de bunun bilgisi iletilmişti. Elbette oraya gidecek olmak beni çok mutlu ediyor. İnşallah orada da başarılı bir dereceye ulaşıp ülkeme gurur yaşatırım" dedi.
'KENDİME OLAN İNANCIM TAM'
Başarıya ulaşmak için yoğun çaba harcadığını anlatan Oğuz, "Bu branş için çok emek verdim. Kendimi bu işe büyük ölçüde adadım. Çok fazla tanınan bir branş değil.
Bunun ben de bilincindeyim ama inşallah bu branşın ülkemizde daha çok bilinmesini sağlarım. Elbette hedefim, gönlümden geçen birinci olmak. Kürsüye çıkmayı da arzuluyorum.
Kısmet olursa ilk üçe girmek istiyorum. Daha fazlası da nasip olursa inşallah birinciliği kazanmak istiyorum. Orada nasıl bir sonuç alınacağını bilemeyiz.
Kendime olan inancım tam. İnşallah birincilik mücadelesi vereceğim. Söylediğim gibi, inşallah bu branşı hem dünyada hem ülkemizde daha fazla tanıtabilirim. Küçük kardeşlerim için de inşallah bir öncü olabilirim" ifadelerini kullandı.
'HER ZAMAN ŞAMPİYONLUĞU AMAÇLIYORUZ'
Oğuz ile yaklaşık 5 senedir çalıştıklarını dile getiren antrenörü Ender Çağlayan ise "Şu anda dünya sıralamasında yaklaşık olarak ilk 20 içerisinde yer alıyoruz. Her ülke için bir kota belirlendiğinden, örnek vermek gerekirse ilk 20 içinde belki 5 Çinli sporcu bulunuyor ve Çin'e kota verilmişse bu sporcuların dördü katılmayacak.
Dolayısıyla her zaman bir şans bulunur. Sonuçta bizim de buraya katılmak adına ulaştığımız dereceler önemsiz dereceler değil. Önce Balkan şampiyonluğuna ulaşmak, ardından Avrupa hakkını kazanmak kolay işler değil.
Bunların sonucunda buraya da kabul edildik. Sporda daima şampiyonluk hedeflenir. Zaten sporun amacı birinciliğe ulaşmaktır.
Evet, katılım göstermek güzel ama oraya giden her sporcu birincilik amacıyla gider. Bunun dışındaki her derece de elbette başarı sayılır" diye konuştu.




